Müslim Sarı: “Üsküdar’daki Gözaltılar Seçim Ayarlı Bir Müdahaledir”

04.09.2026

CHP,Müslim Sarı,Yüreğir,Üsküdar,İstanbul,Belediye Meclis Üyeleri,Başkanvekili seçimleri,gözaltılar seçim ayarlı müdahale

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı:

- “Çok açık bir yetki gaspı ve Yüreğir halkının iradesini hiçe sayan bir karar alındı dün.”

- “Görevden uzaklaştırılan başkan oy kullanamaz denmiş, görevden uzaklaştıran başkanı salt çoğunluk içinde değerlendirmemiş. Onu düşürdüğümüz zaman bile 37 oluyor, 37'nin yarısı 18,5 oluyor, 18,5'u 19'a değil de 18'e tamamlamış mahkeme. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok.”

- “O mahkeme ne kadar sürecekse o kadar süre içerisinde de mahkemeleri uzatarak bir fiili durum yaratarak, bir defacto durum yaratarak Yüreğir Belediyesi'ne AKP çökmüş oldu.”

- “Seçimin cumartesi gününe konuluyor olması ve bu arkadaşlarımızın da tutukluluk değerlendirmelerinin, gözaltı sürelerinin cumartesi günü sona erecek olması, aslında üç tane belediye meclis üyemize cumartesi günü yapılacak seçimde oy kullandırtmamaya dönük bir operasyon olduğu algısını, kanaatini bizde güçlendiriyor.”

- “Yani dünya tarihinde muhalefetten seçilmiş ve muhalefet etmek üzere seçilmiş daha doğrusu bir muhalefet partisinin belediye meclis üyesi olan, onun siyasal düşüncesinin, siyasal kültürünün içinde olan bir arkadaşımın yıllardır mücadele ettiğimiz bir başka siyasal partiye, iktidar partisine dönük oraya doğru hareketlenmesi ve burada pozisyon alması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu çok açık bir siyasi yankesiciliktir.”

- “Bizler CHP’liler olarak mutlaka bir öz eleştiri yapmak zorundayız bu süreçte. Sadece belediye meclis üyelilerimiz için değil, CHP listelerinden seçilen belediye başkanlarımızın da bu süreç içinde, seçimlerin üzerinden daha 2,5 yıl geçmişken 30'un üzerinde belediye başkanımızın AKP'ye katılıyor olması, bu belediye başkanlarımızı belirlerken uyguladığımız yöntemleri de ciddi bir şekilde sorgulamamıza neden olmaktadır.”

- “Üsküdar Belediyesi'ni biz kolay kazanmadık, kolay kaybetmeyeceğiz. 2029'da da yine Üsküdar'ı CHP yönetecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Başkan Yardımcıları, İl ve İlçe Başkanları ile Belediye Meclis Üyeleriyle birlikte CHP İstanbul Üsküdar İlçe Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Adana Yüreğir ve İstanbul Üsküdar Belediyeleri ekseninde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Müslim Sarı, hukuki kararları, gözaltı süreçlerini ve belediye meclis üyesi transferlerini sert sözlerle eleştirerek partisinin tutumunu ve özeleştirilerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, basın toplantısında şunları söyledi:


Evet, sevgili basın mensupları, sevgili Üsküdarlılar; Sayın Genel Başkan Yardımcılarım, İl Başkanım, İlçe Başkanım, Belediye Meclis Üyelerimizle beraber karşınızdayız.

AKP, YÜREĞİR BELEDİYESİ'NE ÇÖKMÜŞ OLDU

Özellikle Üsküdar Belediyesi eksenindeki gelişmeleri sizler de yakından takip ediyorsunuz ve bu çerçevede biz de birkaç gündür değerlendirme içindeyiz. Bildiğiniz üzere cumartesi günü de bir seçim söz konusu olacak Üsküdar'la ilgili. Hem bu konuyla ilgili tutumumuzu, değerlendirmelerimizi, bununla ilgili yapmış olduğumuz gözlemlerimizi sizlerle paylaşmak hem de önümüzdeki sürece ilişkin düşüncelerimizi yine sizler aracılığıyla kamuoyuyla paylaşma fırsatı bulmuş bulunuyoruz. Şimdi öncelikle Üsküdar'a gelmeden önce, malumunuz olduğu üzere dün Yüreğir'de bir mahkeme kararıyla karşı karşıya kaldık. Çok açık bir yetki gaspı ve Yüreğir halkının iradesini hiçe sayan bir karar alındı dün. Bildiğiniz üzere Yüreğir'de de bir meclis başkan vekilli seçimi olmuştu ve bu meclis başkan vekili seçiminde 38 olan yani başkan dahil 38 belediye meclis üyesinin salt çoğunluğu 19'a denk düşüyor. 19 salt çoğunluğu ve salt çoğunluğundan bir fazlası olan 20 oyla meclis başkan vekili seçimi yapılması gerekirken ve ilk üç tur oylamada bunların hiçbirisi sağlanamamışken 4. tur oylamada, ki 4. tur oylamada bildiğiniz üzere katılanlardan en fazla oy alan aday belediye başkan vekili olacak, dolayısıyla 4. turda CHP kazanmışken, mahkeme dün bir karar aldı. Ve almış olduğu kararla dedi ki, "3. tur oylamada salt çoğunluk sağlanmıştır. 4. tur oylamaya gerek yoktur” diyerek, bir yetki gaspı yaparak, gerçekleştirerek AKP'ye verdi Yüreğir’i. Şimdi çok komik arkadaşlar; düşünün ki şöyle bir değerlendirme yapmış mahkeme. Görevden uzaklaştırılan başkan oy kullanamaz denmiş, görevden uzaklaştıran başkanı salt çoğunluk içinde değerlendirmemiş. Onu düşürdüğümüz zaman bile 37 oluyor, 37'nin yarısı 18,5 oluyor, 18,5'u 19'a değil de 18'e tamamlamış mahkeme. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Üzerine de 1 koymuş 19. AKP'de ilk turda 19, 3. turda 19 oy aldı dolayısıyla 4. tur oylamaya artık gerek yoktur, 3. tur oylamayla da biz burayı AKP'ye verelim diyerek bütün Yüreğir halkının, bütün Adanalıların iradesini sakatlamıştır. Geçmiş dönemde de belediye meclisi seçimleri oldu. Geçmiş dönemde de belediye meclisi seçimlerini biz takip ettik. Burada da ciddi hukuksuzluklar oldu. Ama böyle bir şeyi ilk kez görüyoruz. Yani bu bence dünya siyasal tarihine geçecek bir karardır. Mahkeme burada açıkça şunu söylüyor. Ben böyle bir karar verdim kardeşim, hakkınızı mahkemede arayın diyor. O mahkeme ne kadar sürecekse, o kadar süre içerisinde de mahkemeleri uzatarak bir fiili durum yaratarak, bir defacto durum yaratarak Yüreğir Belediyesi'ne AKP çökmüş oldu. Dolayısıyla bunu Yüreğir halkının kabul etmesi mümkün değildir. Bugün Adana’da, Yüreğir'de protestolar var. Biz CHP olarak süreci yakından takip ediyoruz, CHP'nin yetkilileri oradalar, bugün bir basın açıklaması yapılacak. Tabii ki hukuki yollara başvurulacak ama hukuki yollara ek olarak da Yüreğir halkı kendi tepkisini dile getirecek.

“ÜSKÜDAR’DAKİ GÖZALTILAR SEÇİM AYARLI BİR MÜDAHALEDİR”

Şimdi buradan tabii Üsküdar'a geçtiğimizde, burada çok özel bir durum var; Üsküdar hem CHP'nin hem de AKP'nin çok özel önem verdiği bir ilçe. Biz öteden beri CHP olarak Üsküdar'ı yönetme iddiasını dile getirmiş, iki seçimde bunu kıl payı kaçırmış ama son seçimde bunu gerçekleştirmiş bir partiyiz. Cumhurbaşkanı da buraya özel bir önem veriyor hepinizin bildiği üzere. Üsküdar son derece kritik bir ilçe. 2014 ve 2019'da kıl payı kaçırmıştık biz bu seçimi ama 2023 seçimlerinde burayı yine çok büyük bir fark olmasa da kazanma şansını elde etmiştik. O günden bu yana yani İstanbul'un çeşitli ilçelerinde hep AKP’nin bu ilçe başkanlıklarını transfer etme, belediye meclis üyelerinin kompozisyonu değiştirme biçiminde çabalarını gördük. Ama Üsküdar’la o günden bu yana özel olarak ilgileniliyor, bunu da hepimiz biliyoruz. Belediye Başkanımızla ilgili bir hukuki süreç söz konusu oldu ve geçen ay bir seçim yapıldı burada. Bu seçimin sonucu olarak da 4. turda CHP’nin adayı Belediye Başkan Vekili olarak seçildi. Ancak yine bir hukuk oyunuyla geçersiz oyların aslında seçim sonucunu etkileyeceği kanaatinden hareket ederek; seçimlerin, önce yürütmesinin durdurulması, ardından iptaliyle beraber cumartesi gününe bir seçim konuldu. Dolayısıyla cumartesi günü Üsküdar'da bir seçim gerçekleştirilecek. Ancak bu seçime doğru giderken, özellikle hem İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ni hem de Üsküdar’ın belediye meclis kompozisyonunu etkileyecek birtakım operasyonları da son birkaç gün içinde gördük. Bunlardan biri hiç kuşkusuz ki üç tane belediye meclis üyemizin ki bunlardan iki tanesi Büyükşehir Belediye meclis üyemiz bunların gözaltına alınması süreci oldu. Bu arkadaşlarımız gözaltına alındıkları için cumartesi günü yapılacak oylamada oy kullanamayacaklar. Dolayısıyla burada seçim ayarlı bir gözaltı işleminin olduğunu görüyoruz. Seçimin de cumartesi gününe konuluyor olması ve bu arkadaşlarımızın da tutukluluk değerlendirmelerinin, gözaltı sürelerinin cumartesi günü sona erecek olması aslında üç tane belediye meclis üyemize cumartesi günü yapılacak seçimde oy kullandırtmamaya dönük bir operasyon olduğu algısını, kanaatini bizde güçlendiriyor. Bu çok açıktır ve nettir. Dolayısıyla bizim 28 belediye meclis üyemiz orijinal olarak ilk seçimde yani genel seçimde seçtiğimiz 28 belediye meclis üyemizden bugün itibariyle kalmış olan 23 belediye meclis üyemizin üç tanesinin de tutuklu olduğunu, gözaltında olduğunu değerlendirecek olursak bu operasyonun çok açık bir biçimde cumartesi günü yapılacak seçimlere bir müdahale olduğu sonucu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla bunun seçim ayarlı bir müdahale olduğunu buradan ilan etmek istiyoruz.

“MECLİS ÜYESİ TRANSFERLERİ AÇIK BİR SİYASİ YANKESİCİLİKTİR”

İkincisi önemli bir başka konu yine dün gece gerçekleşti. Bu konu kamuoyunun gündemine geldi, yaygınlaştı ve bir haber olarak ortaya çıktı. CHP listelerinden seçilmiş olan dört tane arkadaşımız- ki bunların ikisi daha önce istifa etmiş- bu dört tane arkadaşımızın da AKP'ye katıldığını gördük. Şimdi meselenin iki boyutu var arkadaşlar. Birinci boyutu bu arkadaşlarımızla ilgili. Yani dünya tarihinde muhalefetten seçilmiş ve muhalefet etmek üzere seçilmiş daha doğrusu bir muhalefet partisinin belediye meclis üyesi olan, onun siyasal düşüncesinin, siyasal kültürünün içinde olan bir arkadaşımın yıllardır mücadele ettiğimiz bir başka siyasal partiye, iktidar partisine dönük oraya doğru hareketlenmesi ve burada pozisyon alması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu çok açık bir siyasi yankesiciliktir. Dolayısıyla bu ahlaki de değildir. Yani ben bu arkadaşlarımın ahlaki boyutunu da sorgularım. Siyaseten de doğru değildir. Siyaseten de bunun kabul edilebilecek hiçbir yanı yoktur. Bu arkadaşlarımız hangi motivasyonla böyle bir karar almıştır? Siyasal düşünceleri mi değişmiştir? Yoksa bir başka durumla karşı karşıya mı kalmışlardır? Bu arkadaşlarımıza çeşitli menfaatler mi teklif edilmiştir? Tehditlerle mi karşı karşıya kalmışlardır? Bunları bilmiyoruz. Bunları kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Ancak bunun kabul edilebilir hiçbir boyutunun olmadığını belirtmek lazım.

“ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRMAMIZ VE ÖZ ELEŞTİRİ YAPMAMIZ GEREKİR”

İkinci bir mesele tabii yine kendimizle ilgili. Bizler CHP’liler olarak mutlaka bir öz eleştiri yapmak zorundayız bu süreçte. Sadece belediye meclis üyelilerimiz için değil, CHP listelerinden seçilen belediye başkanlarımızın da bu süreç içinde, seçimlerin üzerinden daha 2,5 yıl geçmişken 30'un üzerinde belediye başkanımızın AKP'ye katılıyor olması, bu belediye başkanlarımızı belirlerken uyguladığımız yöntemleri de ciddi bir şekilde sorgulamamıza neden olmaktadır. Bu belediye başkanlarımızı kim seçti, nasıl seçti, hangi yöntemle seçti? Yine hakeza bu belediye meclis üyelerimizle ilgili olarak da hangi yöntemlerle seçildi? Bunların referansları neydi? Bunun sorumluluğunu kim alacak? Yani şöyle bir tartışmayı şurada bırakmak siyaseten doğru değil. Evet, bu arkadaşlarımıza bütün sorumlulukları yükleyelim, AKP'ye giden arkadaşlarımıza hem belediye meclis üyelileri açısından hem belediye başkanları açısından, bunu ahlaki bulmayalım, doğru bulmayalım, siyaseten doğru bulmayalım ve bütün sorumluluğu bu arkadaşlarımızın üzerine yükleyelim. Bu işi yarım bırakmak anlamına gelir. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızı CHP içinde yetkilendiren, makam veren, mevki veren, pozisyon açan, bu konuda önayak olan, bu konuda çaba sarf eden bütün arkadaşlarımızın da sorumlulukları vardır. Genel Başkanından en düz parti meclisi üyesine kadar, burada oy kullanmış olan partililerimize kadar. Yani çuvaldızı kendimize de batırmamız gerekir. Bizim de bir öz eleştiri yapmamız gerekir. En azından önümüzdeki süreçte bir daha böyle durumlarla karşı karşıya kalmamak üzere.

“İSTANBUL’UN AKP’YE GEÇMEMESİ İÇİN BİRLİK İÇİNDE HAREKET EDECEĞİZ”

Şimdi zorlu bir seçim olacak. Cumartesi günü çok açıktır ki; bir yandan bu transferlerle, öbür yandan da bu hukuki operasyonlarla yani bu gözaltı süreçleriyle Üsküdar seçimine müdahale edilmek istenmektedir, Üsküdar belediye meclis üyelerinin iradesi sakatlanmak istenmektedir. Şimdi biz CHP olarak, CHP Genel Merkezi olarak; CHP’ye ait olan bu belediyenin CHP'de kalabilmesi için ve bu seçimlerde CHP üyesi olan belediye meclis üyelerimizin burada birlikte hareket edecek blok bir biçimde çıkartacağımız adayın etrafında sonuna kadar kalabilmesi için eksiksiz ve firesiz sonuna kadar bunun arkasında kalabilmesi için azami çabayı sarf ediyoruz. Dün ben Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak aynı zamanda geldim. Daha önceden de takip ediyorduk zaten süreci. Hem ilçemizi ziyaret ettik. İlçemizde örgütümüzle bir değerlendirme yapma fırsatımız oldu. Peşinden belediyemize gittik. Belediye başkan vekilimizle sohbet ettik. Belediye meclis üyelerimizle toplantı yaptık. Bugün de basın toplantısıyla bu irademizi bir kere daha tüm Türkiye kamuoyuna duyuruyoruz. Bugün saat 14’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Nuri Başkanımızla bir toplantımız var. Bu konu yine gündemimizde yer alıyor. Dolayısıyla CHP içindeki tartışmaları, CHP içindeki ayrışma sürecinden tamamen farklı ve azade bir biçimde konuya yaklaştığımızı ve CHP'nin genel merkezinin birlik ve beraberlik içerisinde, CHP’den seçilmiş bu belediyenin yeniden CHP’de kalabilmesi için gerekli bütün çabayı sarf ettiğimizi, bununla ilgili mücadele ettiğimizi, birlik ve beraberlik içerisinde bu sürecin yanında durduğumuzu buradan ilan ediyoruz. Biz hem Üsküdar'da hem olası bir İstanbul seçiminde ki biliyorsunuz Üsküdar'daki bu seçimi İstanbul'daki seçimin bir provası gibi gören birtakım algılar ve anlayışlar da var. Önümüzdeki dönemde İstanbul'daki olası bir seçimde de CHP'nin genel merkezi, kurumsal kimliği, tüzel kişiliği ve CHP'nin bütün kadroları binbir çileyle, binbir zorlukla kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'ye geçmemesi için birlik, bütünlük ve beraberlik içinde hiçbir ayrışmayı göz önünde bulundurmayarak, bunların hepsini yok sayarak bir arada olarak hareket edeceğiz. Ve bize ne görev düşüyorsa, CHP’ye ne görev düşüyorsa bu görevi sonuna kadar yerine getirmekle kararlıyız. Üsküdar seçiminde de bu yönde, çabamız, devam ediyor, edecek. Yarın yine gün boyu burada olacağız. Bugün yine gün boyu buradayız. Belediyemizle irtibat içindeyiz, belediye meclis üyelerimizle irtibat içindeyiz, örgütümüzle irtibat içindeyiz. Bize bu konuyla ilgili düşen bir görev, bir sorumluluk olursa sonuna kadar da bunu karşılamak üzere burada yer alıyoruz. Üsküdar Belediyesi'ni biz kolay kazanmadık, kolay kaybetmeyeceğiz. 2029'da da yine Üsküdar'ı CHP yönetecek. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Herkes bu sorumlulukla hareket etmeli, bütün CHP’liler bu sorumlulukla hareket edecektir. Benim şimdilik değerlendirmelerim bunlar. Bir soru yoksa basın toplantısını kapatalım.

Soru- Efendim bu gözaltıları yargıya taşıma düşünceniz ihtimali var mı? Yani seçim ayarlı olarak tanımladığınız gözaltıları…

Müslim Sarı- Evet. Şimdi şöyle, elbette daha bu arkadaşlarımızın tutuklanıp tutuklanmayacaklarını bilmiyoruz. Gözaltında bulunan arkadaşlarımızın seçimde oy kullanabilmeleri için girişimlerimiz var, onlar nasıl sonuçlanacak hep beraber izleyeceğiz. Biz, gözaltı süresi içinde oy kullanamayacaklarsa da bu arkadaşlarımızın bir şekilde oy kullanabilmeleri için gerekli bütün seçenekleri de masada tutuyoruz. Yani seçimlere katılmamak gibi, bu arkadaşlarımızın oy kullanabilmelerini sağlayacak hukuki müdahaleler gibi bütün seçenekleri kullanıyoruz. Hepsi masada. Çok teşekkür ederiz.


Benzer Haberler